SQLi (SQL Injection) Açıkları ve Türleri

SQL Injection (SQLi), kötüniyetli SQL ifadelerini çalıştırmayı mümkün kılan bir enjeksiyon saldırısı türüdür. Bu ifadeler, bir web uygulamasının arkasındaki veritabanı sunucusunu suistimal eder. Saldırganlar, uygulama güvenlik önlemlerini atlatmak için SQLi güvenlik açıklarını kullanabilir. Bir web sayfasının veya web uygulamasının kimlik doğrulamasını ve yetkilendirmesini atlatabilir, veritabanını kopyalayabilir, kayıt ekleyebilir, kayıtları değiştirebilir ve veritabanını bulunduran sunucunun işletim sistemi üzerinde komut çalıştırarak sunucu üzerindeki diğer verilere erişim sağlayabilir ve sunucuyu ele geçirebilir. Ele geçirilen sunucuyu güvenlik duvarının arkasındaki ağa da erişim sağlamak için kullanabilir.

Okumaya devam et “SQLi (SQL Injection) Açıkları ve Türleri”

Virtualbox (Virtual Machine) Ağ Ayarları

Virtualbox sanal makinesine konuk bilgisayarın kullanımı için sanal ağ arabirimleri eklenebildiği gibi Network Manager penceresinden yeni sanal switch’ler de eklenebilir. Sanal switch’ler ile sanal makineler arasında bir ağ kurulabilir. Bu ağdan dışarı kapatılabilir, dışarı port yönlendirme ve NAT yapılabilir. VirtulaBox’ın kendi DHCP sunucusu ile IP yapılandırması dağıtılabilir.

Okumaya devam et “Virtualbox (Virtual Machine) Ağ Ayarları”

Windows Tamir Araçları

Windows garip hatalar vermeye ve düzgün çalışmamaya başladığında sorunun kaynağı dosya sistemi hataları olabilir. Bu yazıda her teknisyenin bilmesi gereken, dosya sistemi hatalarını teşhis ve tamir için kullanabileceğiniz araçlardan bahsedeceğim.

Okumaya devam et “Windows Tamir Araçları”

Dikkat: Sahte İnvertör Kaynak Makineleri – 2

Daha önce burada sahte bir invertör kaynak makinesini incelemiştim. Şimdi de bunun yerine aldığım farklı bir invertör makinesinin inceliyorum. Bu cihazın markası ve modeli Mailtank MMA-400. Belirgin ayırt edici özelliği fiziksel boyutlarının çok ufak olması ve kendi taşıma çantası ile beraber gelmesi. Dış görünüşüne ait fotografı aşağıda görebileceğiniz invertör kaynak makinesi farklı marka ve model isimleri ile de satılıyor. Cihaz aynı cihaz.

Okumaya devam et “Dikkat: Sahte İnvertör Kaynak Makineleri – 2”

Dikkat: Sahte İnvertör Kaynak Makineleri

Geçen ay hepsiburada’dan bir invertör kaynak makinesi aldım. Burada satın aldığım makineyi görebilirsiniz. Insma adlı çinli satıcının dükkanında olan bu ürün kargo ve vergiler dahil yaklaşık 900TL’ye satılıyor. Malesef gelen ürün fabrikasyon şekilde (bilinçli olarak) üretilmiş bazı sahtelikler ve aldatmacalar barındırıyordu. Bir invertör kartı (PCB) sahte olarak nasıl üretilebilir aşağıda açıklamaya çalıştım. Bu bilgileri hepsiburada ile de paylaştım ürünü iade aldılar fakat ürünü satmaya devam ediyorlar. Bu açıkça Türk halkını kandırmaya yönelik, açıkça sahte olarak üretilmiş bir ürünü satmaya devam etmek suç olsa gerek ama duyarsız kaldılar. Er ya da geç bu ürünü kaldıracaklar, bundan eminim. Bu yazıyı yazmaktaki maksadım bu tarz ürünler konusunda tüketicileri bilgilendirmek.

Okumaya devam et “Dikkat: Sahte İnvertör Kaynak Makineleri”

Pi Coin: Geleceğin Kripto Parası

Kripto paralar dominant para birimi olan BitCoin’in $20.000’a ulaşması ile daha çok konuşulacağa benziyor. Bu yükseliş çok volatileli olsa da genel trendin son 10 yıldır yukarı doğru olduğunu görmek için finans uzmanı olmaya gerek yok. Çoğu kişinin kripto paralar ile tanışmadığını düşünürsek; kripto paraların bilinirliği arttıkça bu trend çizgisi artan bir ivme ile yükselmeye devam edecek gibi gözüküyor. Şuan oldukça sınırlı bir kitle tarafından kullanılan ve bilinen kripto paraların geleceği oldukça parlak. Buradan kripto paraların aylara ve yıllara göre değişimini görebilir piyasa hacimlerine göz atabilirsiniz. 2020 itibari ile 1 tirilyon dolara yaklaşan bir hacim söz konusu.

Bu yazıyı “zararın neresinden dönülse kardır” düşüncesi ile yeni bir kripto para projesi olan Pi Coin hakkında geç kalmış bir haber olarak yazıyorum. Pi Coin şuan herhangi bir borsa da işlem görmeyen ve tüm alt kripto para birimlerinin geçirdiği gibi bir proje sürecinde. Fakat diğer tüm kripto para birimlerinden farklı olarak 2020 sonu itibari ile geldiği nokta geleceğinin çok parlak olduğunu düşündürüyor. Bu özelliğini kullanıcı sayısının kısa sürede 10.000.000 (on milyon)’un üzerine çıkmasına borçlu olduğunu düşünüyorum. Bu özelliği ile şimdiye kadar kripto paralar ile tanışmamış ve işlem yapmamış büyük bir kitleyi barındırmasından ötürü farklı bir öneme sahip. Şimdiden bu kullanıcılar arasına katılarak yakın gelecekte (tahminlerime göre birkaç yıl sürecektir) önemli bir maddi kazanca sahip olma şansınız var.

Eğer akıllı bir telefona sahipseniz Pi Network’e üye olup hiç bir yatırım ve harcama yapmadan para kazanmaya başlayabilirsiniz. Bunun için Pi Network uygulamasını yükleyerek 24 saatte bir uygulamadaki kazmaya devam et düğmesine tıklatmanız yeterli.

Uygulamayı kullanabilmeniz için birisinin size referans olması gerekiyor. Doğrudan üyelik kabul edilmiyor. Pi Network’ün bu kadar büyük bir kitleye yaygınlaşmasının nedeni de işte bu; referans sistemi ile yayılma ve yayılmayı teşvik etme. Bir referans ile üye olarak kazmaya başlıyor ve kazma hızınızı artırmak için rehberinizdeki tanıdıklarınıza kendi referans kodunuz ile uygulamayı yüklemelerini sağlamanız gerekiyor. Her eklediğiniz kişi saatlik kazma hızınızın $0.08 pi artmasını sağlıyor. Eğer böyle bir referansa koda sahip değilseniz ve ileride kripto para borsalarında listelenmeye başladığınızda birikiminizi nakite çevirmek istiyorsanız aşağıdaki referansı kullanabilirsiniz. Uygulamayı yükledikten sonra tanıdıklarınızı da kendi referans kodunuzla davet edebilirsiniz.

https://minepi.com/enseitankadl

Pi Coin Ponzi ya da bir tür “saadet zinciri” mi?

Değil. Saadet zincirinde sisteme girerken bir mebla yatırır ve üye olursunuz. Size referans olan kişi de bundan bir pay alır. Benzer şekilde sizde sisteme dahil ettiğiniz kişilerin yaptıkları ödemeden pay alırsınız. Toplumun geneline yayılmış bir takas aracı olması iddiası ile var olan Pi Network projesinde böyle bir durum yok. Yani cebinizden para çıkması söz konusu değil. Amaç çok geniş kitlelere yayılarak bir para birimi olarak kabul görmesini sağlamak. Bu anlamda Pi Coin’in ileride maddi bir değer arz edebilmesi için yaygılaştırılması, daha fazla kişi tarafından kabul edilmesi ve benimsenmesi gerekiyor. Bir kripto paranın nasıl bir maddi değer arz edebileceği kafanıza yatmıyorsa buradaki ve buradaki kripto para birimlerinin dünyadaki onlarca borsada ne hacimde takas edildiğini inceleyin.

Günümüzde kullandığımız kağıt paralar da bu mantıkla işler. Normalde 100 dolarlık bir kağıt paranın kağıt olmasının ötesindeki değeri karşılılıklı mutabakattan kaynaklanır. Yani bu parayı alan da veren de ona bir değer addetmiştir. Lakin son 50 yıldır merkez bankalarının kontrolsüz ve denetimsiz şekilde para basıyor olmaları sistemi zorlayan en büyük tehlike. Şöyle düşünün bir ülkesiniz ve ülkenizi geliştirmek için sanayinizin temel ihtiyaç malzemelerinden biri olan çeliğe ihtiyacınız var. Fakat bu çeliği siz üretmiyorsunuz (ya da üretiminiz ihtiyacınızı karşılamıyor). Ne yapacaksınız çeliği olan bir ülkeden satın alacaksınız. Peki parayı nereden bulacaksınız? Son 50 yıldır yapılan bu ihtiyaç olduğunda para basmak, karşılıksız para basmak. Örneğin bir gecede tirilyonlarca dolar basan Amerika çinli çelik üreten bir işçinin 8 yerine günde 12 saat çalışmasına neden oluyor. Neyin karşılığında? Değeri üzerinde ortak mutabakata varılan para birimi ile. Benzer şekilde basılan bu parayı alan bankalarda 10 katına kadar kredi dağıtabiliyor.

Özetle açıklamaya çalıştığım bu örnekler ile şuan dünyanın içinde bulunduğu finans sisteminin geleceğinin parlak olmadığı bugünden başlayan bir süreçle The Great Reset adıyla bilinen yeni bir modele geçilmesi gerektiği aşikar.

Mevcut finans sitemindeki ana sorun merkez bankalarının para basması ve bu basıma hiçbir otoritenin müdehale edememesi. Son yılların meşhur kripto paralar konusu tam da bu konuya çözüm buluyor. Sınırlı bir kaynağa sahip ve sirkülasyonu kontrol eden bir otorite yok. Yani merkeziyetsiz. Kripto paranın değerini ve üretimini kripto para kullanıcıları belirliyor. Tabi buradaki bir handikap da elinde çok yüklü miktarda rezerv bulundurun kişi ya da kuruluşların kripto paraya yön verebilme ihtimali. Şuan ana kripto para ve alt kripto paraların borsalardaki dağılımına bakacak olursanız neredeyse tüm dünya vatandaşlarına ve coğrafyalarına homojen olarak yayılmış olması.

Bitirirken; kripto paranı daha da güçlü şekilde var olacağı önümüzdeki 10 yıllık süreçte birçok kripto para olgunlaşacak ve gelişimini tamamlayacak. Pi Coin bu paralar içinde öğrencilere, ev hanımlarına, yaşlılara ve aklınıza gelebilecek tüm demografik kitlelere ulaşmış ve ulaşma potansiyeli en yükse proje. Pi Network projesinin yegane amacı da bu sıradan insanlar için erişilebilir bir para birimi olmak. Şimdiden bu projeye dahil olarak gelecekte kullanacağımız/kullanmak zorunda olacağımız kripto para ağına giriş yapabilirsiniz.

https://minepi.com/enseitankadl

Referans olarak kullabileceğiniz kullanıcı adı enseitankadl sondaki harfin Türkçe selendirilişi “le” olan küçük “L” harfidir.

ÖNEMLİ: Uygulamayı Yükledikten sonra şu konuları gözardı etmeyin

Yakın gelecekte Pi Coin maddi değer arz etemye başlamadan önce potansiyel Pi Coin getirisinden yararlanabilmek için aşağıda yazdığım konulara dikkat etmelisiniz.

1) Uygulamaya bilgilerinizi tanımlarken isim ve soyad bilgilerinizi kimliğinizde gözüktüğü şekilde yazın.

2) Uygulamanın profil menüsündeki doğrulama sayfasından telefon numaranızı doğrulayarak hesabınızın size ait olduğunu kanıtlayın. Aksi takdirde Pi Coin bakiyeniz geçersiz olabilir. Hesabınızı doğrulamak için şunları yapın:

  • Uygulamanın ana menüsünden profil seçeneğine tıklatın.
  • Hesap doğrulama kısmından telefon numarasını seçin.
  • Doğrulama kodunun gönderileceği bir ülke seçin. (Hangisini seçtiğiniz önemli değil)
  • Pi Network uygulaması ürettiği bir sayısal kodu telefonunuzun sms göndericisini kullanarak sunucusuna gönderecek.
  • Mesaj sunucuya ulaştıktan kısa bir süre sonra telefon ile doğrulama seçeneğinin sağında yeşil renkli kontrol işaretini göreceksiniz.
  • Tüm yapmanız gerekenler bu kadar.

3) Facebook üzerinden de doğrulama yaparsanız cüzdanınız ile olan bağınızı kuvvetlendirmiş olacaksınız.

4) Siz de en az 3 kişiye daha referans olarak güvenlik çemberinizi oluşturmalısınız. Referans olduğunuz kişiler de bu başlıktaki işlemleri yapmalılar ki cüzdanlarındaki bakiyeleri ve size olan katkıları geçerli olsun.

Pi Coin Hakkında Yanlış Bilinenler

  • Pi ağına üye olurken kalabalık bir grubunun referansı kullanmak yeni üye olan kişiye bir katkı sağlamıyor. Bu yanıltıcı bilgiyi referans olan kişi yeni üye olacak kişileri etkilemek, grubunu ve dolayısıyla saatlik kazım hızını arttırmak için paylaşıyor. Yeni üyeler sadece referansını kullandığı kişiye katkı veriyor kendisine bir katkısı yok. Yeni üye olan kişi de Pi Network’ün ana amacı olan geniş kitlelere yayılarak kullanırlığını artırmak adına yeni üyeler davet etmeli. Mevcut üyenin davet ettiği her yeni üye saatlik kazım hızını 0.08pi arttırıyor. Yani referans kodu sadece sahibine katkı sağlıyor. Güvenlik çemberinizi 3 kazım periyodundan sonra kazandığınız katkıcı (contributer) ünvanı ile oluşturmaya başlayabilirsiniz.
  • Güvenlik çemberine eklediğiniz kişiler biriktirdiğiniz Pi Coin’i gerçekten elde edebilmeniz için tanıdığınız kişilerden oluşmalı. Eğer çemberinizdeki kişi kimlik doğrulamasını (ad soyad, telefon vb) yapamaz ise ondan kazandığınız Pi Coin’ler cüzdanınızdan çıkartılacaktır.
  • Pi Network’ün kazım hızı sabit değildir. Üye sayısı her 10’un katında yarıya düşer. Böylece sirkülasyondaki Pi Coin miktarı sınırlandırılarak birim değerinin arttırılması amaçlanır.
  • Pi Network’ün tam olarak ne olduğunu ve nasıl çalıştığını öğrenmek için başkalarının söylediklerine itibare etmeyin buradan white paper’ını inceleyin.

Word kelime dizininin yazıcı çıktısında (PDF) güncellenmeme sorunu ve çözümü

Merhaba, MS Word dökümanınında işaretlediğiniz girdiler ile oluşturduğunuz dizin, yazıcı veya PDF çıktısında güncellenmiyorsa aşağıdaki ayarları kontrol edin.

Word seçenekleri (seçenekler) penceresine ulaşmak için araç çubuğundaki Dosya menü seçeneğine tıklatın.

Seçenekler->Gelişmiş->Yazdır->İzlenen değişiklikleri içeren alanların yazdırılmadan önce güncelleştirilmesine izin ver
Seçenekler->Görüntü->Yazdırma seçenekleri: Yazdırmadan önce alanları güncelleştir

Çalışanlar İçin 7 Patron Taktiği

  1. Eğer eleman cok çalışıyorsa, onu daha da çalıştırın. Çalışmıyorsa kovun. Eğer anlamsız işler yapıyor veya calışıyor gibi gözüküyorsa daha yüksek bir kademeye alın (Mesela kalite kontrol müdürü). Unutmayın ki, büyük işler başarmak için, büyük beyinler gereklidir ama herkes hatırlatıcı notlar yazıp, görev tanımlamaları yapabilir. Üst düzey yöneticilik, bu tür insanları koyabileceğiniz en güvenli yerdir. Böyle bir yarım beyinlinin sizi ameliyata almasını mı tercih edersiniz, yoksa hastanenin iç işleriyle uğrasmasını mı?
  2. Çalışanların motivasyonu cok önemlidir. T-shirt, sinema bileti, sertifika gibi ıvır zıvırları kullanarak onları motive etmeye calışın. Aslında bu şekilde motive olmazlar ama, bu hiç de önemli değildir. Siz üzerinize düşeni yapmış oldunuz. Ne yapabilirler ki? İstifa mı? Heh… Bırakın orta kademe yöneticiler uğraşsınlar. Gerçekten motive edici iki faktörü, ‘para ve iş güvenliği’ni kullanmadan ne yapabiliyorlarsa yapsınlar.
  3. Motivasyonun diğer önemli metodu da, ‘Sen benim için değerlisin.’ taktiğidir. Arada sırada çalışanlarınıza şu cümlelerden birini sarfedin:
    -Kafandaki büyük resmi benimle paylaş.
    -Fikrine ihtiyacım var.
    -Sana akıl danışmak istiyorum.
    Bunları söylerken sakın suratına gülmeyin. Zavallı çalışan bunları gerçek sanıp havaya girecek, böylece motivasyon olayında t-shirt parasından bile yırtacaksınız.
  4. Sık sık ‘toplam kalite’, ‘müşteri memnuniyeti’, ‘proaktiflik’, ‘sinerji’, ‘çalışan memnuniyeti’ gibi belirsiz şeylerden bahsedin. Bu kavramlara yabancı olanlar size hayranlık duyup, bu işi bildiğinizi sanacaklardır. Bu konuşmaların boş olduğunu düşünenler ise istifa edemeyecek kadar uzun süredir çalışıyorlardır.
  5. Son yılların en önemli yöneticilik buluşlarından biri de ‘performans görüşmeleri’dir. Bu görüşmelerdeki en önemli nokta, çalışanı kendine getirmektir. Bir şekilde kendine güveni artan çalışanı, bu yöntemi kullanarak tekrar uysal bir kediye çevirebilirsiniz. Konuşmaya başlangıç şekli şöyle olmalıdır: “Senden memnunum, çalışmalarını beğeniyorum.” Bu cümlenin ardından bulabildiğiniz her türlü şaibeli cümleyi kullanın. İçerik çok önemli değildir. “Bazı insanlarla aranda çekişmeler var.” veya “Giyim tarzını daha iyileştirebilirsin.” gibi. Eğer bu tür bir şey bulamıyorsanız, “Seni daha aktif görmek istiyorum. Çünkü bu potansiyel sende var. Bunu hissedebiliyorum.” kalıbını her zaman kullanabilirsiniz. Unutmayın ki amaç, çalışanın kafasını mümkün olduğunca karıştırmaktır.
  6. Maaş görüşmelerini üst düzey yöneticilerle birlikte yapın. Önemli olan bir toplantı düzenlemek ve bunu yaptığınız izlenimini uyandırmaktır. Böylece tüm yöneticilerin, çalışanlara “Eminim başka bir şirkette daha fazlasını kazanabilirsin, fakat genel zam politikası olarak şirket bunu benimsedi. Ben daha fazla zam alman için mücadele verdim fakat…” gibi bir şeyler söyleme şansı doğar. Böylece çalışanın size bağlılığı artarken, bu zammı da yutturmuş olursunuz. Bu yöntemi ortalama 4 zam dönemi yerler.
  7. Maaş konusundaki atakları savuşturmak için, DIE’nin açıkladığı enflasyon oranında zam yaptığınızı söyleyin. Nasıl olsa kimse bu oranı tam olarak bilmez. Eğer mesai isterlerse, performans görüşmesi yapacağınızı söyleyin. Görüşme için 5. maddeye bakın.
  8. Şirketin diğer şirketler gözündeki imaji da çok önemlidir. Bunu sağlamanın en kolay yolu, şirket çalışanlarına takım çalışması, sinerji, zamanı doğru kullanmak gibi konularda eğitim aldırmaktır. Korkmayın, bu eğitimlere hiçbir zaman katılmanız gerekmez. Çalışanlar ise mecburdur. Bu eğitimleri hafta sonuna alın ki, iş gücü kaybı engellensin. Bu olayı karşılaştığınız diğer şirket patronlarına da anlatıp hava atın. Herkes bunların ne kadar gereksiz olduğunu bilir ama, yine de işe yarar.

Wordress “WordPress Missing Temporary folder” Hatasının Giderilmesi

Mesajda WordPress geçici dosyaların depolandığı dizine ulaşamıyor diyor. Bu dizin genellikle /tmp (root dizin altında). Eğer benim gibi Apache’nin VirtualHost/Directory direktifine php_admin_value open_basedir seçeneğini eklediyseniz hiçbir PHP bu dizinin dışına çıkamayacak ve WordPress doğal olarak bu hatayı verecektir.

Çözüm için;

  1. Directory direktifi olarak şunu ekleyin:
    php_admin_value upload_tmp_dir “/home/XXXX/www/wp-content/temp”
  2. Yukarıdaki patikayı XXXX‘i kendinize göre düzenlemeyi unutmayın.
  3. Patikanın işaret ettiği temp dizinini oluşturun ve erişim izinlerini ayarlayın.
  4. chown ve chmod ile sahiplik ve erişim izinlerini komşu dizin ile aynı yapın yeterli olacaktır.
  5. Artık sıra WordPress’e geçici dosyalar için bu temp dizini kullanması gerektiğini söylemeye geldi. wp-config.php dosyasına şu satırı ekleyin:
    define(‘WP_TEMP_DIR’, dirname(FILE) . ‘/wp-content/temp/’);
  6. Ayarların geçerli olması için Apache’yi yeniden başlatın:
    sudo systemctl restart apache2

Alüminyum Polimer ve Tantalyum Polimer kondansatörler arasındaki farklar

Alüminyum Polimer Elektrolitik Kondansatörler (Katı Elektrolitli)

Katı elektrolitli alüminyum ve tantalyum kondansatörler

  • 2.5 ila 125Vdc voltaj değerleri ile 3.3 ila 4700µF kapasite değerleri arasında üretilebilirler.[1]
  • Birim hacim başına daha düşük kapasitansa ve geleneksel alüminyum elektrolitik kapasitörlere göre daha yüksek kaçak akıma sahiptirler ancak bu yüksek dalgalanma akımına (ripple), düşük ESR’ye (empedans) ve çok daha uzun çalışma ömrüne dayanma kabiliyeti ile dengelenir.[1]
  • Uzun süre yüksek sıcaklıklarda çalışabilirler. [3]
  • Anotu sinterlenmiş alüminyumdan oluşur ve kılıfında anodu işaretlenmiştir.
  • Düşük ESR ve ESL değerleri ile yüksek frekanslarda çalışmaya uygundurlar. [4]
  • Elektrolitik buharlaşması olmadığı için daha uzun ömürlüdürler. Elektroliti katıdır.
  • Kısadevre durumunda yanma ve patlamaya neden olmazlar.
  • Alüminyum polimer elektrolitik kondansatörlere göre daha pahalı, daha yüksek kaçak akım değerlerine sahiptirler ve ani yüksek akım ve voltajlarda zarar görebilirler.
  • Tolerans değerleri ±%10 ile ±%20 arasındadır.
  • Sıcaklık ve frekansa bağlı olarak kapasitans değerleri sıvı elektrolitikli olanlarına göre daha az sapma gösterir.
  • 1 kHz frekansta ölçülen kapasitans değeri 100/120 Hz değerinden yaklaşık% 10 daha azdır. Bu nedenle, polimer kondansatörlerin kapasitans değerleri doğrudan karşılaştırılamaz ve kapasiteleri 1 kHz veya daha yüksek olarak ölçülen film kapasitörlerin veya seramik kapasitörlerinkinden farklıdır.
  • Ters polarma altında kaldıklarında kısa devre olarak hasar alırlar. [7]
  • ESR değerleri tantalyum polimere göre daha yüksektir. [7]
  • ESR değerleri yaklaşık 11mOhm civarındadır.[8]
  • Ripple akımı 5500mA civarındadır. [8]
  • Mükemmel bir yüksek frekans karakteristiğine sahiptir. [8]
  • 100KHz-1MHz arasındaki ESR değerleri sıvı elektrolitik alüminyum ve tantalyum kondansatörlere göre oldukça düşüktür. [8]
  • Düşük sıcaklıklarda daha stabil çalışır

Alüminyum Kondansatörler (Sıvı Elektrolitli)

SIVI ELEKTROLİTİKLİ ALÜMİNYUM KONDANSATÖRLER

  • Genellikle silindirik yapıda üretilirler.
  • Islak elektrolite sahiptir.
  • 0.1 μF ila 2.700.000 μF (2.7 F) arasındaki kapasitans değerleri ve 4 V ila 630 V arasındaki nominal voltaj değerleri ile yapılırlar.[5]
  • Kuruduklarında elektriksel parametrelerini yitirirler.
  • Ucuzdurlar.
  • Sıcaklığa duyarlıdırlar.[6]
  • Katı olmayan elektrolitli elektrolitik kapasitörler, frekans ve sıcaklık aralıkları üzerinde polimer kapasitörlerden daha geniş bir sapma gösterir. [7]
  • ESR değerleri yaklaşık 85mOhm civarındadır.[8]
  • Ripple akımı 630mA civarındadır. [8]

 

Tantalyum Polimer Elektrolitik Kondansatörler (Katı Elektrolitli)

  • 2.5 ila 125Vdc voltaj değerleri ile 0.47 ila 1500µF kapasite değerleri arasında üretilebilirler. [1]
  • ESR değeri 5mOhm’a (mili ohm) kadar düşük olabilir ve dalgalanma akım değerleri bazı cihazlar için 4A veya daha fazla olabilir.[1]
  • Tantalyum polimer kapasitörler, geleneksel tantalyum kondansatörlere göre önemli ölçüde maliyet tasarrufu sağlar ve tantalyum kondansatörlere göre yangın çıkarma riski daha azdır.
  • Daha düşük voltaj deformasyonuna sahiptirler, ancak yine de düşük ESR ve ESL ile birleştiğinde iyi hacimsel verimlilik sağlarlar.
  • Anodu sinterlenmiş tantalyumdan oluşur ve kılıfında anodu işaretlenmiştir.
  • Çok düşük ESR değerlerine ek olarak avantajı, düşük endüktanslı ESL’dir, böylece bu kapasitörler daha yüksek frekanslar da başarıyla çalışabilir.[4]
  • Ters polarma altında kaldıklarında kısa devre olarak hasar alırlar. [7]
  • Alüminyum polimere kıyasla daha yükse sıcaklıklarda daha stabil çalışabilir.
  • ESR değerleri yaklaşık 200mOhm civarındadır.[8]
  • Ripple akımı 1900mA civarındadır. [8]
  •  

Tantalyum Polimer Elektrolitik Kondansatörler

Kaynaklar:

1- https://www.avnet.com/wps/portal/abacus/resources/article/the-unstoppable-rise-of-polymer-capacitors/
2- https://tr.qwe.wiki/wiki/Polymer_capacitor

3-https://en.wikipedia.org/wiki/Polymer_capacitor#Polymer_electrolyte

4-https://en.wikipedia.org/wiki/Polymer_capacitor#Polymer_electrolyte

[5] https://en.wikipedia.org/wiki/Aluminum_electrolytic_capacitor

[6] https://en.wikipedia.org/wiki/Aluminum_electrolytic_capacitor#Advantages_and_disadvantages

[7] https://en.wikipedia.org/wiki/Polymer_capacitor#Polymer_electrolyte

[8] https://www.psma.com/sites/default/files/uploads/tech-forums-capacitor/presentations/is184-aluminum-electrolytic-vs-polymer-%e2%80%93two-technologies-%e2%80%93-various-opportunities.pdf

Biyolojik Virüsler Hakkında Pratik Bilgiler (Corona Özel)

HIV, ROTA, KUŞ GRİBİ ardından SARS ve şimdi de KORONA virüsü ile karşı karşıyayız. Ulaşım (seyahat ve kargo) imkanlarının artması ile küçülen Dünyamız’da; virüslerin yayılma potansiyelleri de artıyor. Ortalama lise biyoloji/kimya/fizik bilgisi sahibi olan herkes tarafından anlaşılabilecek bilgileri kısa ve öz şekilde burada toplamayı düşündüm. İlk olarak virüsler hakkında ortak bilgiler verip ardından korona (covid19)’dan bahsediyor olacağız. Faydalı olması dileğiyle. Haydi başlayalım…

Virüsler (Biyolojik)

  1. Virüsler canlı organizma dışında aktivite göstermezler (cansız kabul edilirler). Canlı bir hücre ile karşılaştıklarında hücre zarı içine nüfuz ederek (infekte) hücre organellerini kendi proteinlerini üretmeye zorlarlar ve bu proteinleri birleştirerek kendi kopyalarını oluştururlar. Yaklaşık 15dk içinde eksponansiyel (üstel) şekilde artan popülasyonları hücre zarına sığmaz olur ve zarı patlatır. Böylece dışarı sızarlar. Faaliyetlerini aynı şekilde organizmanın diğer hücrelerini de patlatarak devam ettirirler.

  2. Virüs’ler türe özgüdürler yani yayılımları aynı türün bireyleri ile gerçekleşir.  Yani bir bitki virüsü havanlara bulaşmaz veya hayvanlar aracılığıyla yayılmaz.

  3. RNA ve DNA’dan biri ile genetik kalıtımlarını aktaran virüsler, bulaştığı konak hücrenin genetik materyaline katkıda (olumlu veya olumsuz olabilir) da bulunabilir. Benzer şekilde kendi genetik materyali de (RNA/DNA) değişikliğe uğrayabilir.  Kökleri DNA tabanlı canlıların ortaya çıkışından çok daha öncelere uzanan RNA virüsleri daha küçük, hızla üreyip biçim değiştirebilen azgın virüslerdir.

  4. Bulaştığı organizmada hissedilebilmesi için 15güne kadar kuluçka süresinin tamamlanması gerekebilir. Bu süre virüsün türüne göre değişiklik gösterir. Ancak bu sürenin sonunda etkileri fark edilebilir. Bağışıklık sisteminin virüs ile nasıl savaştığını izlemek için tıklayın.

  5. Virüslerin büyüklükleri 20-450nm arasında değişir (bakteriler 1000-2000nm arasındadır [1-2mikron]). Hepa filtreler 0.3mikron’a kadar partikülleri ayıklayabilir. Bu nedenle ekstra önlem almadan virüsleri durduramazlar. Kullan at maskeler virüslere karşı tam/yeterli koruma sağlamaz fakat vucuda giren virüs miktarını azaltabilir. Bazı yüksek güvenlikli maskelerin haricindeki bez maskelerin kullanım amacı daha çok, enfekte olmuş kişinin enfeksiyonu etrafına yaymasını önlemektir. Bu bakımdan, yeterince çok sayıda kişinin (hele ki hastalık semptomları gösterenlerin) yüz maskesi kullanması, salgının yayılmasına engel olmak açısından faydalı görülebilir. Unutmamak gerekiyor ki (en azından çoğu durumda) tek veya birkaç virüsün size bulaşması, virüsün sizi hasta etmesi için yeterli değildir. Bazı araştırmalar tek bir virüsün bile hastalık için yeterli olduğuna yönelik veriler sunsa da, çoğu zaman binlerce, belki on binlerce virüsün size ulaşması gerekmektedir. Benzer şekilde, ne kadar az sayıda virüs ile enfekte edilirseniz, hasta olma ihtimaliniz de o kadar azalmaktadır (ancak hiçbir zaman sıfır değildir; yani tek bir virüs bile sizi hasta edebilir; bu nedenle maskeler mutlak koruma sağlayamaz). Buna ek olarak, daha az sayıda virüsü vücudunuza aldığınızda savunma sisteminiz bunları durduramayacak olursa, o zaman da virüs çoğalarak sizi hasta edebilir. Dolayısıyla maske kullanımındaki bir amaç da, vücuda giren virüs miktarını azaltmaktır (ve mümkünse, durdurmaktır).

  6. Maske kullanımının en önemli nedeni kuluçka devresinde iken diğer sağlıklı insanları korumaktır. Virüsler günlerce semptom (hastalık belirtisi) göstermeden günlerce vucutta çoğalabilir ve bu arada diğer insanları bilmeden enfekte etmenize neden olabilir. Enfekte olduğunu bilmeyen kişiyle toplum arasında izolasyonun sağlanabilmesi için  maske kullanımı önem arz eder.
  7. Virüs enfeksiyonunun gerçekleşmesi için karşı taraftaki kişiye hapşırma veya öksürme olması gerekmez. Kısa mesafeden konuşmak da enfeksiyonun gerçekleşmesi için yeterli olabilir. Ancak bu şekilde karşı tarafa geçen virüs sayısı görece az olacağından enfekte etmek için yeterli olmayabilir. Kaynak-1, Kaynak-2.

  8. Tespit edilen birkaç büyük moleküllü virüs hariç, virüslerin tamamına yakını klasik ışık mikroskoplarıyla incelenemezler (boyutları nanometreler ölçeğinde olduklarından). Virüslerin incelemesi elektron mikroskopu ile yapılır.

  9. Ters ozmoz (RO) filtresine sahip bir su arıtma sistemi virüs geçişini engelleyebilir. Bir RO filtre 0.0001 mikron’luk gözeneklere sahiptir. Yani 1 nanometrelik küçük pencereler. Virüsler buralardan geçemezler ve atık su kanalına yönlendirilirler.

  10. Virüsler tam bir hücre yapısı göstermezler, organelleri ve ribozomları yoktur. Tek başlarına yaşamak için gerekli olan enerjiyi ve makromolekülleri sentezleyemezler. Gereksinim duydukları enerjiyi içinde bulundukları konak hücreden sağlarlar, hücre dışına çıkan virüsler enerji sağlayamazlar.

  11. Virüsler yalnızca canlı hücrelerin bulunduğu ortamlarda çoğalabililrler. Deneysel olarak çoğaltmak isterseniz, Hücre kültürlerinde, embriyolu tavuk yumurtasında veya deney hayvanlarında çoğaltabilirsiniz.

  12. Antibiyotikler virüsler üzerinde etkili değildir (bakteriler üzerinde etkilidirler) ancak virüsler ile aşılar vasıtasıyla mücadele edilebilir. Hücrede kuvvetli ve kalıcı bir antikor yanıtı oluştururlar. Bağışıklık sisteminin ürettiği interferon proteinin varlığında çoğalmayı sürdüremezler.

  13. İnterferans yapabilirler, yani başka virüs türlerinin konak hücreye girişlerini engelleyebilirler.

  14. Virüslerin çoğu 60 santigrat derecede 60 dakika içinde aktivitelerini yitirirler. Konak hücreye bağlanma yetenekleri kaybolur. Buna karşı -70 ile -200 derece arasındaki ısılarda yıllarca saklanabilirler.

  15. Virüslerin çoğu nötr pH ve izotonik ortamları tercih ederler. pH 5-9 arasında canlılıklarını sürdürüler. Bu da canlı organizmalarına uyan bir aralıktır. Diğer pH’larda etkinliklerini yitirirler.

  16. UV (ultraviyole), Gama ve X ışınları virüsleri kısa sürede etkisiz bırakır. Formaldehit, hidroklorik asit, sodyum hipoklorit (çamaşır suyunun etken maddesi), eter ve kloroform gibi lipit eritici maddelere karşı oldukça hassastırlar. PH’ı 1.5 – 3.5 arasında olan mide asidi ile temas ettiklerinde çoğu virüs harap olur. Etkili bir ortam temizliği yapacaksanız 1:10 oranında sulandırılmış çamaşır suyu (sodyum hipoklorit) kullanabilirsiniz. Kaynak-1, Kaynak-2

  17. İçme suları bakterilere karşı klor ile korunurlar, virüsler için ise klor seviyesini artırmak gerekir. Alkol bazlı antiseptiklerle el temizliği yapılabilir. %70 ve üzeri alkol içerek kolonya el temizliği için etkilidir. Buradan konuyla ilgili videoyu izleyebilirsiniz. Genel tecrit kuralları gereği eller sıkça yıkanmalıdır.

  18. Çamaşırların detarjan ile yıkanması virüslerin etkinliğini tamamen ortadan kaldırmaz. Uzun süre (saatlerce) deterjan içinde bekletilmesi gerekir.

  19. Virüsler canlı organizma dışında kristalize olurlar (halk tabiri ile uykuya geçerler) yani cansız özellik gösterirler. Bazı virüsler bu şekilde yıllarca varlıklarını sürdürebilirler.

  20. İnsandan insana bulaşma, genellikle enfekte olmuş kişi öksürdüğünde nanometre boyutlarındaki virüsün havadaki serbest partiküllerin üzerine yapışarak taşınır. Bu nedenle, özellikle eviniz dışındaki ortamlarda N95 sertifikalı bir maske ile dolaşmak faydalı olacaktır. Birkaç saat önce havaya virüs partiküllerini bırakan (hapşırarak) kişi, akciğerleriniz aracılığıyla sizi de enfekte edebilir. N95, FFP2 ve FFP3 gibi maskeler 0.6um üzeri partikülleri tutmak için tasarlandığından covid-19 gibi 0.1um (100nano metre) çaplı virüsleri tutmakta başarılı olmayabilirler.

  21. Klimaların filtre sistemi elektrostatik ve HEPA filtrelerden oluşur. Klima ve temiz hava üflediğini iddia eden cihazlar genel olarak virüslere karşı tam koruma sağlayamazlar. Bu cihazlar, virüslerin partikül boyutunun çok küçük olmasından ötürü (nanometre) virüslerin bir kısmını tutarken bir kısmını ortama üflerler.

  22. Ebola virüsü Çin kaynaklıdır (korona da Çin’in aynı bölgesinden yayılmaya başlamıştır) ve %10 gibi ölüm oranına ulaşmıştır. Ebola da diğer tüm salgınlar gibi durmuştur.  Salgının durmasında iki faktörden bahsedilir. Hipoteze göre;

    1.  Örneğin lab ortamında 10 tavşanla zincirleme yapılan bulaştırma deneyinde. 10. tavşana yaklaşırken ölüm oranı azalmış, 10. tavşan hayatta kalmayı başarmıştır. Virüs her bulaşıda genetik değişime uğramıştır. Bu virüslerin doğaya uyumu ve doğal seleksiyonu ile açıklanabilir. Bu nedenle bir virüs salgınının tüm dünyayı sarması ve insanlığı yok edebilme potansiyeli yoktur.

    2. Genel salgın halini almış virüsler aynı türün tüm bireylerinde aynı etkileri göstermeyebilir. Ölümcül virüs bulaşan ve hastalık semptomları göstermeyen/hayatta kalan/doğal bağışıklık geliştiren vakalarla da karşılaşılmıştır. Bu durum enfekte olan canlının genetik özellikleri ile ilgilidir. Buradan yola çıkarak belli bir coğrafi bölgede yaşayan canlıların virüse doğal bağışıklığının veya doğal zayıflığının olmasından bahsedilebilir.

  23. Elinizle virüslü bir yüzeye temas ettiğinizi düşünüyorsanız başka hiçbir yere dokunmadan bir alkollü bir temizleyici/el sabunu ile temizliğinizi yapın. Dokunduğunuz eşyalarınızı da benzer şekilde temizleyin. Virüs’ü nanometre ölçülerinde (100-130nm) kristalize olmuş cansız bir toz taneciği gibi düşünebilirsiniz. Bu taneciklerin canlı bir organizma ile karşılaşmaması gerekiyor. İnsan için konuşursak canlı hücrelerimize açılan kapılarımız ağız, burun, göz ve kulaklarımızdır. Ellerinizi bu 4 organınız ile temas ettirmeyin. Tecrit (pandemi) sürecinin devam ettiği dönemlerde dış ortamda iken bu 4 organınıza ellinizle temasda bulunmayın.

  24. Bilim insanları bugüne dek gezegen üzerindeki tüm canlıların %1’inden azının bulunup belgelendiğine, geriye kalan %99’luk bölümün bile en az on katı kadar bilinmeyen virüs içerebileceğine ve bunların büyük bir bölümünün de zararsız ancak yaşamın vazgeçilmez birer parçası olduklarına inanıyorlar. İnsan sağlığı için faydalı olan 7 virüs hakkında bilgiye şu sayfadan ulaşabilirsiniz.

  25. Virüslerin bilinçli olarak üretildiği teorileri gerçekçi değildir. Virüs tasarımı yapmakta kullanılan genetik teknolojisi ve elektron mikroskoplarından da önce çok sayıda pandemik vaka yaşanmıştır. Örneğin:
    1. İspanyol gribi: Yıl 1918. Çıkış bölgesi bilinmiyor. Dünya çapında atfedilen tahmini ölüm sayısı 20-50 milyon. Etkilenen yaş grupları genç erişkinler.
    2. Asya gribi: Yıl 1957-1958. Çıkış bölgesi Güney Çin. Dünya çapında tahmini ölüm sayısı 1-4 milyon. Tüm yaş grupları etkilendi.
    3. Hong Kong gribi: Yıl 1968-1969. Çıkış bölgesi Güney Çin. Dünya çapında atfedilen tahmini ölüm sayısı 1.4 milyon. Tüm yaş grupları etkilendi.
    4. İnfluenza A(H1N1): Yıl 2009-2010. Çıkış bölgesi Kuzey Amerika. Dünya çapında atfedilen tahmini ölüm sayısı 100-400 bin. Etkilenen yaş grupları çocuklar ve genç erişikinler.

  26. Bir virüsün salgın halini alıp Dünya geneline yayılması engellenemediğinde, DSÖ tarafından pandemi ilan edilir. Pandemi durumunda temel ihtiyaç malzemelerinin üretimi ve ulaştırılmasında darlık yaşanabilir ve tedariği güç hale getirebilir. Tedariği güçleşecek muhtemel ürünler, temizlik malzemeleri, kişisel hijyen ve korumaya yönelik malzemeler (kolonya, el dezenfektanı, koruma maskeleri vb.) olacaktır. Mevsimlik üretimi söz konusu olan gıda maddelerinin de tedariği güçleşebilir. Pandemi sırasında bu maddelerin üreticisi tarafından daha az üretilebilmesi (personel ve hammade tedariği sorunları) söz konusu olabileceği gibi, kişilerin sınırlı temas nedeniyle stok yapması ve panik havası neden olur. Türkiye’nin ulusal pandemi planına buradan ulaşabilirsiniz.

  27. İklim değişikliği neticesinde meydana gelen yeni koşullara birçok organizma adaptasyon sağlayamayıp olumsuz etkilenirken, virüsler bu koşullara en iyi adapte olan nadir yapılardır. Bu da iklim değişikliklerinin, viral salgınların sayısı ve etkisini önemli ölçüde etkileyeceğini göstermektedir. Ayrıca, küresel ısınmaya bağlı olarak ozon tabakasındaki değişiklikler yeryüzüne ulaşan UV ışınlarında azalmaya neden olmakda bu da virüslerin daha uzun süre varlıklarını korumalarına neden olmaktadır. Güneşin UV radyasyonunun mevsimsel influenza pandemilerinin oluşumunda rol oynadığı ve iklim değişikliği durumunda değişime uğrayabileceği de bildirilmiştir. Kaynak
  28. Virüs ve mikroorganizma (bakteri) enfeksiyonuna karşı ellerin sıkça yıkanması önemlidir. Eller yıkanırken sıcak su ile yıkanmamalıdır. Sıcak su, ellerimizin üzerinde yer alan por olarak adlandırılan boşlukların açılmasına ve o küçük alanlara mikroorganizmaların/virüslerin girerek, su ve sabunun etkisinden kurtulmasına neden olabilir. Kaynak.

  29. Yaygın salgınlarda ve pandemi durumlarında devlet yetkilileri birçok konuda doğru karar vermekte zorlanabilirler ve kararlarında gecikebilirler. Bunun siyasi, ekonomik, toplumsal ve dinsel birçok nedeni olabilir. Benzer şekilde haber kaynağı medya organları da toplumun dikkatini doğru noktalara çekme, zamanında ve objektif olarak bilgilendirme konusunda yetersiz kalabilir bazen taraflı davranabilirler. Bu durumlarda maddi ve manevi olarak biryerlere bağlı olmayan, kar amacı gütmeyen bağımsız uzmanlardan, meslek örgütülerinden ve onların yetkili temsilcilerinden bilgi alabilir onların açıklamalarını takip edebilirsiniz. Bu kaynkalardan doğrudan bilgi almak için en iyi yöntem söz konusu kişi ve kurumların resmi twitter hesapları olacaktır. Diğer taraftan bu süreçleri başarıyla ve yöneten ülkeler de olabilir. Kaynak-1

Korona (Covid 19) Virüsü

covid19 ncov 2019 a
NCOV-2019 A
  1. Korona virüsünün bulaşma ve çoğalma animasyonunu izlemek için tıklayın.

  2. KORONA (2019-nCoV) virüsü daha çok yaşlılarda, yaşlılığa bağlı zayıf metabolik düzenekleri/organları ya da kronik hastalıkları alevlendirerek etkide bulunur. Solunum yolu rahatsızlıkları başta olmak üzere, baş ağrısı, miğde bulantısı ve ateş belirtileri vardır.

  3. Örneğin korona (covid-19) hiçbir semptom göstermeden 5 ile 8 gün vucutta çoğalır ve bu arada diğer insanları bilmeden enfekte etmenize neden olur. Enfekte olduğunu bilmeyen kişiyle toplum arasında izolasyonun sağlanabilmesi için  maske kullanımı önem arz eder. Enfeksiyonun gerçekleşmesi için karşı tarafa hapşırma veya öksürme olması gerekmez. Kısa mesafeden konuşmak da enfeksiyonun gerçekleşmesi için yeterli olabilir. Ancak bu şekilde bulaşan virüs sayısı görece az olacağından karşı tarafı enfekte etmek için yeterli olmayabilir. Kaynak-1, Kaynak-2.

  4. Virüsler canlı organizma dışında kristalize olurlar (halk tabiri ile uykuya geçerler) yani cansız özellik gösterirler. Bu şekilde yıllarca varlıklarını sürdürebilirler. Ancak KORONA (2019-nCoV) bu şekilde çok uzun süre dayanamaz. Yapılan araştırmaya göre covid-19, plastik ve metal gibi yüzeylerde 3 gün kadar etkinliğini koruyabiliyor.  Araştırmayla ilgili haberi buradan izleyebilirsiniz. Bazı materyallerin covid-19’u tutma süreleri ise şöyle:
    1. Plastik: 3 Gün
    2. Paslanmaz çelik: 3 Gün
    3. Bakır: 4 Saat
    4. Kağıt: 4 Gün

  5. KORONA (2019-nCoV) virüsü kuru ve inorganik ortamlarda en fazla 4 güne kadar etkinliğini sürdürebilir. Çin’den gelen kargolar ile “CRONA/KRONA/KORONA(2019-nCoV)virüsü bulaşma ihtimali bu süre aşıldığında oldukça düşük. Ancak enfekte olmuş birisinin organik atığı içinde virüs daha uzun süre aktif kalabilir (virüsün canlı organizmalar ile birlikte içinde çoğalabileceği organik bir ortam).

  6. İnsandan insana bulaşma, genellikle enfekte olmuş kişi öksürdüğünde nanometre boyutlarındaki virüsün havadaki serbest partiküllerin üzerine yapışarak taşınır. Covid-19 (korona) yaklaşık olarak 100-130 nm çapındadır ve havada sprey etkisi ile bir kaç saat (3 saat) hareket edebilir. Bu nedenle, özellikle eviniz dışındaki ortamlarda N95 sertifikalı bir maske ile dolaşmak faydalı olacaktır. Birkaç saat önce havaya virüs partiküllerini bırakan (hapşırarak) kişi, akciğerleriniz aracılığıyla sizi de enfekte edebilir. N95, FFP2 ve FFP3 gibi maskeler 0.6um üzeri partikülleri tutmak için tasarlandığından covid-19 gibi 0.1um (100nano metre) çaplı virüsleri tutmakta başarılı olmayabilirler.

  7. Korona virüsünün 1-2 yıl içinde Dünya nüfusunun önemli bir kısmına ulaşacağı düşünülüyor. Virüs’ün hastalarda yarattığı en büyük yıkım akciğerler üzerinde gerçekleşiyor. Hatta iyileşip normal hayatına dönen insanlar da akciğer rahatsızlıklarının devam ettiği raporları da mevcut. Virüs akciğerlerde kalıcı hasar bırakıyor. Muhtemel hastalar için buradaki aktif nefes egzersizleri virüsün olası etkilerini en aza indirmek için faydalı olabilir.

  8. Korona virüs’in mortalite oranı (bulaşan hasta sayısının/ölümüne sebep olduğu hasta sayısına oranı) diğer virüs salgınları ile karşılaştırıldığında oldukça düşük. Örneğin İnfluenza A(H1N1) 100.000 insandan fazlasını öldürmüştü. Bu virüs teknik olarak güçsüz. Yani çoğu hastada hastane ile sonlanmayan iyileşme süreçleri ve çok düşük yoğun bakım oranları söz konusu. Peki pandemi ilan edilmesinin gerekçesi ne olabilir? Bu gerekçenin ana nedeni tam olarak “virüsün yeterince güçlü olmaması”. Kuluçka süresinin göreceli olarak uzun olması (14 gün) de bunun bir kanıtı. Virüs’ün kuluçka evresinin uzun olması semptomların çok geç ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu arada da enfekte  olan kişi virüs’ü enfekte olduğundan habersiz yaymaya devam ediyor. Virüs kısa sürede güçlü semptomlar gösteren bir tür olsaydı daha hızlı farkedilecekti ve yayılmasının önü alınabilecekti.
El sabununun etkili olduğu virüs ve bakteriler

Raspberry Pi’a (Linux) MEB Kök Sertifikası Nasıl Yüklenir?

SSL (Secure Socket Layer), https gibi güvenli iletişim protokollerinin kullandığı şifreleme altyapısını sağlar. Güvenli bir protokol kullanarak gerçekleştirilen iletişim, her iki tarafta da (istemci ve sunucu) şifrelenerek aktarılır. Bunun için asimetrik şifreleme adı verilen bir yöntem kullanılır. Bu yönteme göre; özel ve açık anahtar adı verilen iki adet anahtar üretilmiştir. Açık anahtar herkesçe erişilebilirdir ve şifrelenmek istenen veri henüz istemci tarafında iken bu anahtar ile şifrelenerek gönderilir. Bu anahtarın şifrelediği veriyi sadece özel anahtar açabilir.

Diğer çağdaş işletim sistemlerinde olduğu gibi, Raspbian dağıtımı ile de dünyada en çok itibar gören yani güvenli kabul edilen açık anahtarlar yüklü olarak gelir. Bu anahtarlar sertifika adı verilen dosyalar içinde kayıt edilmiştir (uzantıları cert, crt, pem olabilir). Sözünü ettiğim sertifikaların bulunduğu dizin /etc/ssl/certs’dir. Dilerseniz bu sertifikaların depolandığı dizine yeni sertifikalar da yükleyebilirsiniz. Ancak yüklediğiniz sertifikanın güvenilir bir kaynaktan geldiğine emin olmalısınız. Ne de olsa yükleyeceğiniz bu sertifika açık ağlar üzerinde seyahat edecek olan verilerinizi şifrelemek için kullanılacak. Aksi takdirde iletişiminizin arasına giren bir saldırgan (MITM saldırı yöntemi) tüm verilerinizi deşifre edebilir ve ele geçirebilir.

Yüklemek istediğiniz sertifikanın uzak bir web sunucusunda bulunduğunu varsayarsak, öncelikle Raspberry Pi bilgisayarına indirilmesi gerekir:

[email protected]:~ $ cd /etc/ssl/certs
[email protected]:~ $ sudo su

[email protected]:~ # wget http://sertifika.meb.gov.tr/MEB_SERTIFIKASI.cer

Yukardıdaki gibi MEB_SERTIFIKASI.cer adlı sertifikanın Raspberry Pi bilgisayarında kullanılabilmesi için pem (base64) biçimine dönüştürülmesi gerekir bunun için  aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz:

[email protected]:~ # openssl x509 -inform der -in MEB_SERTIFIKASI.cer  -out MEB_SERTIFIKASI.pem

Pem dosyası oluşturulduktan sonra cer dosyasını silebilirsiniz. Yeni yüklenen sertifikaların ağ bağlantısı ile çalışan programlar tarafından kullanılabilmesi için sertifikalara ait sembolik linklerin yeniden oluşturulması gerekir.

[email protected]:~ # rm -rf *.cer

[email protected]:~ # update-ca-certificates -f

Bu sertifika gerektiğinde ilgili istemci program tarafından otomatik olarak kullanılacak ve veri trafiği sadece uzak sunucunun çözebileceği şekilde şifrelenecektir. Tekrar hatırlatmak gerekirse; sertifikaların güvenli bir kaynaktan geldiğinden emin olmalısınız, çünkü sertifikayı oluşturan kuruluş (yani özel anahtarına sahip olan kuruluş) tüm şifreli trafiğinizi açık olarak görebilir. Bu (kök sertifika yükleme işlemi) genellikle güvenli internet bağlantılarının incelenmek/filtrelenmek istendiği güvenlik duvarı uygulamalarında kullanılır.

 

Bankaları alt etme rehberi !

“Kölelik” sisteminin mimarı, kapitalizmin maşası ve tokmağı  bankalara hak ettiğini vererek, “efendi” olma sırasının bir anlığına da olsa biz sıradan “insanlara” geçtiği zamanları hayal ediyorum.

Bu sayfanın içeriği işte bu düşünce etrafında şekillenecek. Yasalara “uygun olarak” sistemin etrafından dolaşmanın ve sömürü düzeneninden en az zararla çıkabilmenin yöntemlerinin sıralanacağı bu uzun listenin ülkemiz insanlarına fayda getirmesi dileği ile sizlerinde de katkıları ile paylaşıyorum. Sevgilerimle.

“Bir dost.” 

Kredini kartını (KK) kapatmama sözüne çip para / bonus?
(A1: Lütfen kapatma, sana muhtacım algoritması)

Bu başlığı okumaya başlamadan önce, zor olsa da şunları özümsemeye çalışmalısınız;

  • Bankacılık sistemi karını yükseltmek amacıyla, sürekli güncellenen ve çevik hale getirilen algoritmalar ile yönetilirler.
  • Banka veya müşteri temsilcisi ile herhangi bir konuda işlem yaptığınızda, bir insanla iletişim kurduğunuzu sansanız da aslında karşınızdaki bu algoritmalardır. Algoritmaların inşa ettiği kuralların sonucuna göre cevap alırsınız ve/veya işleminiz sonuçlandırılır. Size isminizle hitap edilmesi veya sıcak bir tonla iletişim kurulması da bu bu algoritmanın bir parçasıdır. Kişisel algılamayın.
  • Tatlı dil yılanı deliğinden çıkartır. Ama bu sadece sizin için geçerli. Bankayı kavuğundan çıkartmak için onun çalışma şeklini ve algoritmik kurallarını bilmelisiniz.

Bu başlıkta anlatılan bankacılık algoritması, bir KK kullanıcısının kartını kapattırmak istemesi üzerine bankanın kartı kapattırmamak karşılığında bazı avantajlar (TL yükleme) teklif etmesini içermektedir ve ortalama 4 dakika sürmektedir.

Etkin olarak kullandığınız bir kartınız varsa, banka kapatma talebinizden vazgeçirmek üzere size bir teklifde bulunur. Teklifin miktarı, ekonomik ve sosyal durumunuz, aylık veya yıllık ortalama geliriniz ile KK harcama/ödeme tutarlarınızdan oluşturulan bir model veya skorlama sistemi ile belirlenir. Ortalama 3000TL’lik harcaması olan bir KK kullanıcısına 2020 yılı itibari ile  ortalama 100TL (sadece 6 ay boyunca açık kalma sözüne karşılık) teklif edilebilir ve kabul etmeniz durumunda anında kartınıza yüklenir. Bu algoritma devlet bankaları için teyide muhtaç olmakla birlikte her banka için benzer şekilde işler. Diğer taraftan, bu talebinize bir teklif yapılmayarak kartınız da kapatılabilir. Bu tamamen bankanın sizin için işlettiği skorlama sisteminden kaynaklanır. Üzülmeyin! düzenli ödemesi olan bir KK kullanıcısı iseniz yeni bir kart talep etmek kolaydır.

Bazı sorular… Peki, bu teklif neden yapılır? banka KK kullanıcısını çok mu sever? Bu teklif algoritmiktir ve nedenlerinden bazıları şunlardır:

  • Bankalar üye işyerlerinden harcama tutatının %1.6’sını her taksit içinde %0,89 kesinti yapar.
  • Yani banka, 3000TL harcaması olan bir KK kullanıcısı sayesinde üye işyerlerinden aylık yaklaşık olarak 48TL tahsilat yapar. Bu 6ay için hesaplarsak da rakam 288TL ‘ye karşılık gelir. Eğer alışverişlerinizde taksitlendirme de yapıyorsanız bankanın kazancı katlanarak artar.
  • Banka için 288 getirisi olan bir müşteriyi 100TL karşılığında kazanmak karlı bir iştir. Banka bu işten potansiyel olarakolarak 188TL karlı çıkar.
  • KK müşterisi olmaya devam ettiğinizden, banka diğer bankacılık işlemleri/enstrümanları üzerinden para kazanma potansiyelini de muhafaza etmiş olur.

Bazı istisnai durumlar da şunlar olabilir:

  • Bankanın maaş müşterisi değilseniz veya KK aidatının alınmayacağı ile ilgili özel bir şarta sahip değilseniz banka çip para/bonus yüklemesi yapmak yerine kesilen aidat ücretini iade etmeyi teklif edebilir.

 

Arduino Uno R3 SMD Görseli

Fritzing ve diğer çizim araçlarında görseli bulunmayan R3 SMD’nin görselini paylaşıyorum. Resme sağ tıklatarak “farklı kaydet” seçeneği ile bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Görsel 2562p X 1686p ebatlarında. İhtiyacı olan izinsiz olarak kullanabilir. Görseldeki muhtemel çizim hatalarını yorum kısmına yazarsanız düzeltirim.

Arduino Uno R3 SMD
Arduino Uno R3 SMD

Ayrıca Arduino Uno ile çalışırken her zaman elinizin altında olması gereken kullanışlı bir pin şeması da paylaşıyorum. Bazı yerlerini Türkçeleştirdim ve orjinal görseldeki hatalı pin numaralarını düzelttim.

Arduino Uno pin şeması

Alkol Türleri (Etil, Metil ve İzopropil [IPA]) Arasındaki Farklar

Birçok farklı alkol türü bulunmakta fakat en çok kullanılanlar (piyasada en çok bulunanlar) olan etil, metil ve izopropil hakkında bir liste hazırlamaya karar verdim. Alkollerin pratik hayattaki kullanım amaçları ve kullanım alanlarını belirleyen özelliklerini bir liste haline getirmenin hızlı bir başlangıç sağlayacağını düşünüyorum. Buradaki bilgilerin doğruluğunun garantisi yok, büyük bir kısmı internet ve çevremdeki insanlardan edindiğim bilgiler, çok azı kendi deneyimlerim. Bu nedenle buradaki bilgilerin “kullanımından kaynaklanacak sorumluluk yalnızca uygulayıcısına aittir” diye de bir bilgilendirme yapmadan geçemiyorum.

Ortak Özellikleri

  • Sudan hafiftirler
  • Suda çözünürler
  • Karbon sayıları arttıkça sudaki çözünmeleri azalır.
  • Karbon sayıları arttıkça kaynama noktaları artar

İzopropil Alkol

  • Kimyasal formülü C3H8O’dir.
  • Bileşiği 3 karbon, 8 hidrojen atomu içerir.
  • Gittigidiyor gibi mağaza sitelerinden uygun fiyata bulmak mümkündür. (2017’de 5lt’si [%99,6 saflık ile] 60TL idi)
  • Genellikle temizlik ve leke çıkartma amacıyla gerektiğinde su ile seyreltilerek kullanılır.
  • Elektronik devre kartlarındaki oksidasyonu ve lehimden arta kalan reçine artıklarını temizlemek için de kullanılır. Hatta şu şişe ile birlikte kullanmaktayım. Şişenin şamandıra mekanizması buharlaşmanın az olmasını sağlıyor.
  • Türkiyedeki üreticisi çeşitli online mağazalar üzerinden temizlik malzemesi olarak satışını yapmakta. Derişimi %99,6 olarak etiketlenmekle birlikte üreticisi alkolmetre ile saflığının %99,9 olarak ölçüldüğünü iddia etmekte (telefon kaydı vardır). Bu firmanın sattığı  5lt’lik bidonlar 3.5Kg civarında gelmektedir.
  • Kaynama noktası: 82.6 °C
  • Yoğunluk: 0.786 g/cm3

Etil Alkol (Etanol)

  • Formülü C2H6O’dir.
  • Bileşği 2 karbon 6 hidrojen atomu içerir.
  • Alkollü içeceklerde kullanılan tek alkol türüdür.
  • Kaynama noktası: 78.4 °C
  • Yoğunluk: 0.789 g/cm³
  • Gıda endüstrisinde kullanılır.
  • Bir canlı türü olan bakteriler etil alkol üretirler.
  • Vücutta metabolize olabilen tek alkol türüdür
  • %90’ı karaciğerde yıkılır, %5-8 solunum, idrar ve ter ile atılır.
  • Emilimin 10-20%’si midede geri kalanı bağırsaklarda gerçekleşir.
  • Kana karışan alkol miktarına göre, beyinin çalışmasını yavaşlatır. İçki içen kişinin kanına karışan alkol miktarı; Belirli bir zamanda ne kadar içtiğine, Vücut ölçülerine, cinsiyetine, vücut yapısına ve metabolizmasına, Midedeki yiyecek çeşidine ve miktarına göre değişir.
  • Cinsiyete bağlı olarak 1 saate 10-25 mg/100ml kanda azalır.
  •  Sanayideki etil alkolün üretimi etan gazının sülfürik asit eşliğinde suyun içinde çözülmesiyledir.
  • Sanayide üretilmiş olan ilk arabaların çalışmasında etil alkol kullanılmıştır.
  • İçinde % 0.5 den fazla alkol (etanol) bulunan ve keyif veren içkilere “Alkollü İçkiler” diyebiliriz.

Metil Alkol (Metanol)

  • Endüstride boya inceltici, teksir makine sıvısı, antifriz, cam temizleyici gibi maddelerin yapımında kullanılır.
  • Endüstride, karbonmonoksit ile hidrojenin reaksiyonundan elde edilir.
  • Vucutta emilimi etil alkole göre 5-10 kat daha yavaştır, vucuttan atılması 3-4 gün sürer.
  • Sahte alkollü içeceklerde kullanılan bir alkol türüdür. (Ucuz olması nedeniyle)
  • Halk arasında “Odun ruhu” adı da verilir.
  • Bir canlı olan bakteri metil alkol üretmez.
  • Metilalkolün kendisi zehirli değildir. Vücutta asıl zehirli olan atılamayan ürün Metil Alkol değil vücutta Metil Alkolün metabolize olması sonucu meydana gelen formaldehit ile formaldehitinde çok kısa sürede metabolize olması ile meydana gelen formik asittir

Ülkelere  Göre Trafikte İzin Verilen Alkol Limitleri

  • İSVEÇ – NORVEÇ : 0,2 Promil
  • DANİMARKA-FİNLANDİYA: 0,5 Promil
  • ALMANYA-FRANSA: 0,5 Promil
  • İNGİLTERE-İRLANDA: 0,8 Promil
  • AMERİKA – KANADA: 0,8 Promil
  • TÜRKİYE: 0,5 Promil

Kaynaklar:
http://alkol.50megs.com/METIL.htm
http://www.mikrobik.net/page.php?id=734