Yıllar önce sosyologlar, elemanları eşit düzeyde uzman (yahut cahil) olan bir kitlenin ortalama fikrinin, aynı kitleden tesadüfen seçilen tek elemanın fikrinden daha güvenilir bir gösterge olduğunu keşfetmişler ve adını da Delphi etkisi koymuşlardı.

Özgür ve açık kaynaklı modelde, bu hakların verilmesi iki yükümlülüğü de beraberinde getirir; aynı haklar orjinal çözüm veya iyileştirilmiş sürüm (0.1.2) paylaşıldığında devredilmelidir ve katkıda bulunanlar, herhangi bir sürümü paylaşıldığında belirtilmelidir. Açık kaynaklı model bu haliyle Platon’un Akademia’sının bir devamıdır.

Bilimsel etik, teorilerin ortaklaşa hazırlandığı ve hataların görülüp, tüm bilim camiasının eleştirileri yoluyla aşama aşama düzeltildiği bir mode gerektirir. Elbette ki bilim adamları bu modeli, salt etik nedenlerden dolayı değil, aynı zamanda bilimsel bilgiye ulaşmanın en başarılı yolu olduğu için seçtiler. Doğa hakkında bildiklerimizin tümü, bu akademik veya bilimsel modele dayanır.

Kitaptan bazı alıntılar:

  • Her iyi yazılım, programcısının kendi yarasını kaşımasıyla başlar.
  • İyi programcı ne yazacağını bilen programcıdır. Ama, neyi yeniden yazacağını (ve kullanacağını) bilen programcı, büyük programcıdır.
  • Kod paylaşımını öne çıkaran bir yazılım kültüründe evrim, projenin doğal sürecidir.
  • Programın oluşumunda kullanıcıların katkısına başvurmak, kod geliştirme ve arıza (hata) gidermede en etkili ve rahat yoldur.
  • İcatların anası zaruretlerdir.
  • Geliştirme ortağı havuzu ve beta sınayıcı yeterince büyükse, sorunlar çabucak belirlenir ve halledilir.
  • Beta sınayıcılarınıza en değerli kaynaklarınız olarak muamele ederseniz, en değerli karşılığı vereceklerdir.
  • Genellikle en çarpıcı ve yenilikçi çözümlere, problem konseptinizin yanlış olduğunu fark etmekle kavuşursunuz.

CEVAP VER