NCOV-2019 A

HIV, ROTA, KUŞ GRİBİ ardından SARS ve şimdi de KORONA virüsü ile karşı karşıyayız. Ulaşım (seyahat ve kargo) imkanlarının gelişmesi ile küçülen ve entegre olan Dünyamız’da Virüslerin bize, bizlerin de virüslere ulaşma ihtimali sürekli artıyor. Sizler de benim gibi Virüs’ler hakkında çokça haber, makale ve kakynak okumuş olabilirsiniz. Ortalama lise biyoloji/kimya/fizik bilgisi sahibi olan herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek bilgileri kısa ve öz şekilde burada toplamayı düşündüm. Haydi başlayalım…

  1. Virüsler canlı organizma dışında aktivite göstermezler (cansız kabul edilirler), canlı bir hücre ile karşılaştıklarında hücre zarı içine nüfuz ederek (infekte) hücre organellerini kendi proteinlerini üretmeye zorlarlar ve bu proteinleri birleştirerek kendi kopyalarını oluştururlar. Yaklaşık 15dk içinde eksponansiyel şekilde artan popülasyonları hücre zarına sığmaz ve zarı patlatır. Böylece dışarı sızarlar. Faaliyetlerini aynı şekilde organizmanın diğer hücrelerini de patlatarak devam ettirirler.

  2. Virüs’ler türe özgüdürler yani yayılımları aynı türün bireyleri ile gerçekleşir.  Yani bir bitki virüsü havanlara bulaşma veya yayılmaz.

  3. RNA ve DNA’dan biri ile genetik kalıtımlarını taşıyan virüsler bulaştığı konak hücrenin genetik materyaline katkı (olumlu veya olumsuz olabilir) da verebilir. Benzer şekilde kendi genetik materyali de (RNA/DNA) değişikliğe uğrayabilir.

  4. Bulaştığı organizmada hissedilebilmesi için 15güne kadar kuluçka süresinin tamamlanması gerekebilir. Bu süre virüsün türüne göre değişir. Ancak bu sürenin sonunda etkileri fark edilebilir.
  5. KORONA (2019-nCoV) virüsü daha çok yaşlılarda, yaşlılığa bağlı zayıf metabolik düzenekleri/organları ya da kronik hastalıkları alevlendirerek etkide bulunur. Solunum yolu rahatsızlıkları başta olmak üzere, miğde bulantısı, ateş ve baş ağrısı belirtileri vardır.

  6. Büyüklükleri 20-450nm arasındadeğişir (bakteriler 1000-2000nm arasındadır [1-2mikron]). Hepa filtreler 0.3mikron’a kadar partikülleri ayıklayabilir. Bu nedenle ekstra önlem almadan virüsleri filtreleyemezler. Kullan at maskeler virüslere karşı tam/yeterli koruma sağlamaz çünkü boyutları nanometre mertebedesindedir. Nanometre boyutlarında olduklarından klasik ışık mikroskoplarıyla incelenemezler.

  7. Virüsler tam bir hücre yapısı göstermezler, organelleri ve ribozomları yoktur. Tek başlarına yaşamak için gerekli olan enerjiyi ve makromolekülleri sentezleyemezler. Gereksinim duydukları enerjiyi içinde bulundukları konak hücreden sağlarlar, hücre dışına çıkan virüsler enerji sağlayamazlar.

  8. Virüsler yalnızca canlı hücrelerin bulunduğu ortamlarda çoğalabililrler. Deneysel olarak çoğaltmak isterseniz, Hücre kültürlerinde, embriyolu tavuk yumurtasında veya deney hayvanlarında çoğaltabilirsiniz.

  9. Antibiyotikler virüsler üzerinde etkili değildir (bakteriler üzerinde etkilidirler) ancak virüsler ile aşılar vasıtasıyla mücadele edilebilir. Hücrede kuvvetli ve kalıcı bir antikor yanıtı oluştururlar. Bağışıklık sisteminin ürettiği interferon proteinin varlığında çoğalmayı sürdüremezler.

  10. İnterferans yapabilirler, yani başka virüs türlerinin konak hücreye girişlerini engelleyebilirler.

  11. Virüslerin çoğu 60 santigrat derecede 60 dakika içinde aktivitelerini yitirirler. Konak hücreye bağlanma yetenekleri kaybolur. Buna karşı -70 ile -200 derece arasındaki ısılarda yıllarca saklanabilirler.

  12. Virüslerin çoğu nötr pH ve izotonik ortamları tercih ederler. pH 5-9 arasında canlılıklarını sürdürüler. Bu da canlı organizmalarına uyan bir aralıktır. Diğer pH’larda etkinliklerini yitirirler.

  13. UV (ultraviyole), Gama ve X ışınları virüsleri kısa sürede etkisiz bırakır. Formaldehit, hidroklorik asit,sodyum hipoklorit, eter ve kloroform gibi lipit eritici maddelere karşı oldukça hassastırlar. Sindirim sisteminde safra suyu ile temas ettiklerinde harap olurlar.

  14. İçme suları bakterilere karşı klor ile korunurlar, virüsler için ise klor seviyesini artırmak gerekir. Alkol bazlı antiseptiklerle el temizliği yapılabilir. Genel tecrit kuralları gereği eller sıkça yıkanmalıdır. Ancak detarjanlı yıkama virüslerin etkinliğini tamamen ortadan kaldırmaz. Uzun süre (saatlerce) deterjan içinde bekletilmesi gerekir.

  15. Virüsler canlı organizma dışında kristalize olurlar (halk tabiri ile uykuya geçerler) yani cansız özellik gösterirler. Bu şekilde yıllarca varlıklarını sürdürebilirler. Ancak KORONA (2019-nCoV) bu şekilde günlerce dayanamaz. Saatler içinde etkinliğini yitirir.

  16. Ciddi ortam temizliği yapacaksanız 1:10 oranından sulandırılmış çamaşır suyu (hidro-klorik-asit) kullanabilirsiniz.

  17. KORONA (2019-nCoV) virüsü kuru ve inorganik ortamlarda saatler içerisinde (~48) etkinliğini yitirir. Yani, söylenilenlere göre çin’den gelen kargolar ile “CRONA/KRONA/KORONA(2019-nCoV)” virüsü bulaşması ihtimali düşük. Ancak enfekte  olmuş birisi yağlı şekerli birşeyler yiyip (virüsün canlı organizmalar ile birlikte içinde beslenip yaşayabileceği organik bir ortam) ardından ürüne tükürmüş ise daha uzun süreler etkinliğini koruyabilir.

  18. İnsandan insana bulaşma genellikle enfekte olmuş kişi öksürdüğünde nanometre boyutlarındaki virüs havadaki serbest partiküllerin üzerine yapışarak taşınır.

  19. Ebola virüsü de, KORONA gibi Çin’in aynı bölgesinden yayılmaya başlamıştır. %10 gibi ölüm oranına ulaşan EBOLA da diğer tüm salgınlar gibi durmuştur.  Salgının durmasında iki faktörden bahsedilir. Hipoteze göre a)  Örneğin lab ortamında 10 tavşanla zincirleme yapılan bulaştırma deneyinde. 10. tavşana yaklaşırken ölüm oranı azalmış, 10. tavşan hayatta kalmayı başarmıştır. Virüs her bulaşıda genetik değişime uğramıştır. Bu virüslerin doğaya uyumu ve doğal seleksiyonu ile açıklanabilir. Bu nedenle bir virüs salgınının tüm dünyayı sarması ve insanlığı yok edebilme potansiyeli yoktur. b) Genel salgın halini almış virüsler aynı türün tüm bireylerinde aynı etkileri göstermeyebilir. Ölümcül virüs bulaşan ve hastalık semptomları göstermeyen/hayatta kalan/doğal bağışıklık geliştiren vakalarla da karşılaşılmıştır. Bu durum enfekte olan canlının genetik özellikleri ile ilgilidir. Buradan yola çıkarak belli bir coğrafi bölgede yaşayan canlıların virüse doğal bağışıklığının veya doğal zayıflığının olmasından bahsedilebilir.

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.